28.04.2017

Necdet Sezer haklı çıktı!
Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin

Namık Kemal, yönetme gücünün padişahın elinden alınıp Meclis'e yani halka verilmesi için fikir mücadelesi veren bir şairdi. “Padişahlık dönemini” kendi çıkarları için destekleyenleri eleştirmek ve halkı uyandırmak için şunu yazmıştı: Ne utanmaz köpekleriz. Kimi görsek etekleriz. İzliyorsunuzdur. Bugün ülkemizde; “kişi etekleyen bir anayasa” yazılmış, madde madde oylanıyor. Meclis. Bakanlar. Başbakan. Adalet, hukuk. Ordu, polis. Din, diyanet. Üniversite, okullar. Devletin üst kademesi. Devletin bütün kurumları. Tek kişinin eline geçiyor. 200 yıl geriye gidiyoruz. Bunun adı demokrasi olamaz. Ben buraya tekrar yazayım: Hem futbol kulübünün başkanı, hem futbolcuları seçeni, hem takımın kaptanı, hem oyunun stratejisini kuranı, hem faul düdüğü çalan, hem penaltı kararı veren, hem sarı kart ve kırmızı kart gösteren, hem maç oynanırken kuralları kendi istediği gibi değiştiren tek kişi olacak. *  *  * Bir önceki Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Namık Kemal'in düşünce çizgisinden gelen bir devlet adamı oldu. 10'uncu cumhurbaşkanlığı için aday gösterildiğinde; “Cumhurbaşkanı yetkileri çok fazla… Seçilirsem bu yetkileri en az kullanan ben olacağım” demişti. Necdet Sezer, ilkeli çıktı. Hep dediğini yaptı. Kendini arkada tuttu. Meclis'i hep öne geçirdi. Böylece “Egemenliği halkın kullanmasına” saygı gösterdi. Halkı “kin ve düşmanlığa açıkça tahrik” ederek isyana davet eden şiiri okumaktan dolayı hüküm giymiş Tayyip Erdoğan'a milletvekili olma yolunu (yani Meclis'e girme) açacak olan kanun önüne konulduğunda Ahmet Necdet Sezer, “öznel, somut ve kişiye özel” gerekçelerini sıralayarak yasayı geri çevirdi. Veto etti. Ancak tasarı hiç değiştirilmeden Meclis'te yeniden çıkartıldı. Sezer'in, hukuken yapacağı bir şey kalmadı. Tayyip Erdoğan başbakan oldu ve bugün aynı Meclis, bu kez “kişiye özel anayasa” yaptı.

Yazının devamı için tıklayın >>


TÜMÜ ÇOK OKUNAN YAZARLAR