Murat Yetkin
Murat Yetkin Hürriyet

CHP’de sokak - mahkeme ikilemi

21 Nisan 2017 | 4.9 K

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün "Bu iş kesin olarak bitti" dedi ama toplumdaki tartışmanın bitmediğini herhalde kendisi de görüyor ona ulaşan bilgilerden.
Tabii tartışmanın Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kısmının bittiği doğru. Muhalefetin mühürsüz oyların geçerli sayılmasına itiraz edip referandumun yenilenmesi talebinin geri çevrilmesi kararının temyizi yok.

Geriye Anayasa Mahkemesine (AYM) bireysel başvuru hakkı kalıyor.

Tıpkı Ergenekon ve Balyoz davalarının seyrini değiştiren türden bireysel başvurular gibi yani.

Ama burada bir ceza davası değil, sandık sonucu tartışma konusu, üstelik ülkenin idare sistemini değiştiren türden bir sandık sonucu.

Hatırlayacaksanız, CHP’lilerin YSK’ya itirazlarını verdiği sırada AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın Beştepe’de –Çin başbakan yardımcısını hariç tutarsak- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın referandum sonrası ilk konuğu olduğunu yazmıştık.

O görüşmede, iş Anayasa Mahkemesi'ne gelirse nasıl bir karar çıkma ihtimali olduğu konuşulmuş mudur? Bu konuda bir açıklama yok. Konuşulmamış olması gerekir, ama açıklama yapılmadı.

Anayasa değişiklikleri yüksek mahkemeyi de fazlasıyla ilgilendiriyor. Mahkeme üyelerinin çoğu Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek, Mahkeme üzerinde, artık bütün yürütme gücünü elinde toplamış olan Cumhurbaşkanının etkisi artacak.


Mahkemenin kararı hangi yönde olursa olsun, zaten siyasi karar suçlamasıyla karşı karşıya kalacak; tıpkı daha önceki hemen bütün AYM kararlarında olduğu gibi.

Ancak bireysel başvuruyla bir halk oylamasının iptal edilmesi talebi pek sık rastlanan bir örnek değil.

Halk oylamasında hile yapıldığı, hilenin örtbas edildiği velev ki su götürmeyecek bir şekilde kanıtlansa dahi AYM salt hukuki gerekçelerle halk oylamasını iptal edecek, bu sorumluluğu almak isteyecek midir?

Devamını Oku