28.03.2017

Putin ve Trump sizce ‘evet’ mi diyor yoksa ‘hayır’ mı?
Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin

ABD yüzlerce kilometre öteden gelip Suriye'de cirit atıyor. CIA ajanları sahada PKK-PYD'li teröristleri yönetiyor.
"Niye buradasınız" diye sorulduğunda cevapları belli:
"ABD'nin ulusal güvenliği için!"
Sınırların yeniden dizayn edildiği bu süreçte Suriye'de pay peşinde olan Rusya da boş durmuyor elbette. O da Kırım'a giriyor.
Trump'ın "Kırım'ı Ukrayna'ya iade edin" çıkışına Rus Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova'nın cevabı net:
"Kırım Rusya'nın toprağı ve biz topraklarımızı geri vermeyiz."
Süper güçlerin paylaşım masasında meze olan bölge ülkeleri ise başları önünde kaderlerine razı oluyorlar.
Azıcık kafasını kaldıranın başına neler geldiğini Saddam'ın Irak'ına ya da Kaddafi'nin Libya'sına bakarak görmek mümkün.
Gelsin işgal, iç savaş, darbe, ekonomik sabotaj...
Kendi kaderini kendi belirleme hakkını kullanan ulusların üstüne leş kargaları gibi üşüşüyorlar ve halkların etini lime lime ediyorlar.
Bugün sözünü ettiğim ülkelerde sokağa çıkın ve sorun bakalım, emperyalistlerin devirmeden önce diktatör ilan ettiği Saddam'ı ya da Kaddafi'yi mumla aramayan tek bir kişi var mı?
Bize de aynısını yapmak istediler. Obama yönetimi "şak" deyince İncirlik'i "tak" diye açmayan, güney sınırımızda kurulmaya çalışılan PKK- PYD devletine "hayhay" demeyen Erdoğan'ı devirme planını Gezi'de devreye soktular.
FETÖ komplolarına, PKK terörüne, medya manipülasyonuna, ikbal pervanesi kukla siyasilere rağmen Türkler bölge halkları gibi zokayı yutmayınca da darbe kartını açtılar.
Çok şükür ellerinde patladı. Dik duran önderleri olmadığı için daha önce defalarca darbelenen Türk halkı 15 Temmuz'da darbecilere postallarını yedirdi.

Yazının devamı için tıklayın >>


TÜMÜ ÇOK OKUNAN YAZARLAR