26.04.2017

İnadına birlikte
Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin

Referandum sonuçlarına itiraz süreçleri demokratik bir haktır ve bir taleptir. Lakin, itirazlara verilen ret cevaplarına rağmen hâlâ sonuçlara şüphe rüzgârı estirmeye çalışmak artık demokrasinin ötesinde bir şey.


Ayrıca Amerika’da her geçen gün saygınlığını gittikçe yitiren medyanın olağanüstü bir çaba sarf etmesi ise başka bir garabet.
Türkiye’deki referandum seçimleriyle ilgili ipe sapa gelmez iddiaları sayfalarına taşıyan New York Times’ın, CNN ve BBC’nin yayıncılık anlayışsızlığını ve sorumsuzluğunu kimsenin tartışmaya açmaması ise daha büyük bir gaflet.
Demokrasiyi sevdiğini iddia eden bu global medya 15 Temmuz darbesinin kadrolarını ülkelerinde sakladıkları gerçeğini görmezden geliyor.
Darbecileri besleyen, büyüten ülkelere tek kelime etmemeleri bizlere gerçek yüzlerini gösteriyor...
*
Dışarıdaki garabet böyle...
İçeridekilerin de dışarıdakilerden bir farkı yok.
Gürültü korosu,”MHP ile ittifaka rağmen Kürtlerin desteği yüzde 10 oranında arttı” şarkısını sürekli söylemeye başladı.
Referandum seçim sonuçlarını ırkların, mezheplerin, tarikatların ve marjinal grupların yüzdesine göre dağıtmak ırkçı ve fanatik bir yaklaşımdır.
Irk ayrımcılığını körükleyenler yeni bir oyun peşinde...
Güya AK Parti “Bu durumda Kürt politikamız ne olacak? Bu mesajı dikkate alıp, sosyal ve sivil çözümü mü gündemimize alacağız yoksa mevcut uygulamaları güçlendirerek sürdürecek miyiz?” sorusunu gündeme getirmiş. Ülke bu şekildeki yaklaşımlarla yeni stratejilere gebe bırakılırsa, bu yeniden PKK’nın masaya oturması demektir.
Ve yine iddiaya göre, böylesi bir yaklaşıma İçişleri Bakanı Süleyman Soylu “Mevcut uygulamalar sayesinde bu artışı sağladık. Bunu sağlamlaştırarak sürdürmemiz lazım” demiş.
Evet, bu strateji sonucu bölgeye huzur gelmiş, halk PKK’ya karşı kendini daha güvenli hissetmiş ve devletinin yanında yer almıştır.
Bakan Soylu bize göre en doğru tespiti yapmıştır...
*

Yazının devamı için tıklayın >>


TÜMÜ ÇOK OKUNAN YAZARLAR