21.02.2017

Işid'le mücadele eden tek biz kaldık
Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin

Malum 2014 yılında IŞİD bin 500 militanla Musul’a saldırdığında Bağdat merkezi hükümetine bağlı yaklaşık 50 bin asker ve polis mevcuttu. Saldırı anında asker ve polislerden önce subaylar kaçmıştı. Kalanlar da tankları, helikopterleri ve tüm ağır silahları bırakarak görev yerlerini terk ettiler. Bu Irak ordusu için tarihi bir çöküştü. Kuşkusuz bunun en önemli nedeni, ordunun tümüyle Şii fanatizmiyle şekillendirilmiş olmasıydı. Dolayısıyla, neredeyse tamamen mezhepsel ayrılıklara göre dizayn edilen yeni Irak yönetimi, sahada IŞİD’e büyük bir imkan sağlamıştı.

Irak yönetimi bütün gücünü toplayarak IŞİD’i Musul’dan kovmak için mücadele veriyor, ancak şu ana kadar ölmekten başka gözle görünür bir başarı sağlayabilmiş değil. Ne yazık ki hala aynı Şii fanatizmiyle hareket ettiği için, bölgedeki Sünni halkı IŞİD’le mücadelenin içine katabilmiş değil. Şundan eminim ki Bağdat yönetimi bu kafayla hareket ettiği sürece, Musul IŞİD’ten temizlense bile Sünni halk tepelerine gelecek Şii despotizmine karşı hep yeni arayışlar içinde olacaktır.

***

Bu coğrafyalarda yaşanan acı gerçeğin altını bir kez daha çizmekte yarar var. Ne yazık ki IŞİD belasının bu topraklarda kök salmasında Amerika’nın da sorumluluğu vardır. Kabul etmek gerekiyor ki bugün Irak’taki kaosun temeli Irak işgaliyle atılmıştır. Hafızalarımızı biraz tazeleyelim ve Amerika’nın IŞİD’e karşı mücadele başlattığı günleri tekrar hatırlayalım. O günlerde ABD herkesi ortak mücadeleye çağırıyor, katılmayanlara uluslararası camiada IŞİD’çi muamelesi yapılıyordu.

Yazının devamı için tıklayın >>


TÜMÜ ÇOK OKUNAN YAZARLAR