28.03.2017

Bu uğursuz gecenin sabahı mutlaka olmalı
Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin

Acı üstüne acı yaşıyoruz, daha bir hafta önce Beşiktaş’ta 44 canımızı teröre kurban verdik. Aylardır Halep’te dünyanın gözleri önünde bir insanlık trajedisi ve kelimenin tam anlamıyla Rus mezalimi yaşanıyor. Ve dün de Kayseri’de PKK’nın vahşi teröristleri 13 askerimizi şehit etti.

İçimizdeki isyan ve öfke o kadar büyük ki artık bu kadar vahşete dayanamıyoruz. Terörü lanetlemek için kelimelerimiz bile kifayetsiz kalıyor, çaresizlikle gözyaşlarımızı içimize akıtıyoruz. Feryattan, figandan başka bir şey gelmiyor elimizden...

Otuz-kırk yıldır topraklarımıza musallat olan lanet terörün kökünü bir türlü kazıyamıyoruz. Her şehit cenazesinde “Kökünü kazıyacağız” diye söz veriyoruz ama daha sözlerimiz bitmeden, gözyaşlarımız kurumadan terör evlatlarımıza yeni bir tuzak kuruyor.

Bu nasıl bir kaderdir, her gün yüreğimize yeni bir ateş düştüğünde Akif’in o meşhur şiiriyle mi teselli bulacağız Allah’ım?

/Ya Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?

Mahşerde mi biçarelerin, yoksa felahı!

Nur istiyoruz… Sen bize yangın gönderiyorsun!

“Yandık!” diyoruz… Boğmaya kan gönderiyorsun!

Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında,

Ya Rab, o cehennemle bu tufan arasında,

Toprak kesilip, kum kesilip âlem-i İslam;

Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnam!/

Yazının devamı için tıklayın >>


TÜMÜ ÇOK OKUNAN YAZARLAR