28.04.2017

Bir sefer de dürüst olun!
Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin

Cumhurbaşkanlığı Sistemi'ni, yani yasamanın yürütmeden ayrılmasını, bu kadar 'moda' olmadan çok önce desteklediğim ve savunduğum bir sır değil. Ana muhalefet de başından beri bu değişikliğe sonuna kadar karşı ve haklarıdır.
Lâkin dürüstlük, bir parça dürüstlük bu halkın hakkı değil mi?
CHP'nin, referandum karşıtı argümanlarının başında Meclis'in 'silindiği', etkisizleştirildiği ve hatta yok sayıldığı geliyor mesela.
Gerçekten öyle mi, anayasa değişikliği maddelerine bağlı kalarak bakalım.
Öncelikle değişiklikte, Meclis'in yasa yapma, değiştirme ve kaldırma hakkı olduğu gibi kalıyor.
Para basılmasına, savaş ilanına, uluslararası anlaşmaların onaylanmasına karar verecek merci de yine Meclis.
Ayrıca yine Meclis'in, üstelik daha az sayıda vekille, -şimdiki sistemde 367, yeni sistemde 360 vekilin bulunması yetiyor-Cumhurbaşkanı'na soruşturma açılmasını sağlama hakkı var. Cumhurbaşkanı'na yargı yolu kapanmıyor yani ve yolu açan kurum da Meclis olarak sabitleniyor. Ayrıca Cumhurbaşkanı'nın her işlemine yargı yolu açıldığı gibi, işlediği her fiile Yüce Divan yolu açık. Soruşturma açıldığı anda ise, seçim kararı alma yetkisi iptal oluyor ve Yüce Divan'da mahkûm olursa Cumhurbaşkanlığı düşüyor.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin yarısını Cumhurbaşkanı seçiyorsa, yarısını da Meclis belirliyor.
Meclis'teki vekil ve dolayısıyla temsiliyet sayısı 550'den 600'e çıkarılıyor.
Seçilme yaşı 25'ten 18'e indirilerek kuşak çeşitliliği sağlanıyor.
Meclis araştırmasından genel görüşmeye, meclis soruşturmasından soru önergeleriyle denetlemeye dek Meclis'in mevcut yetkileri de muhafaza ediliyor.
Cumhurbaşkanı'nın da Meclis'in de erken seçim kararı alma hakkı oluyor.
Cumhurbaşkanı'nın Meclis'i feshetme yetkisi var ama ana muhalefetin gözünüzden kaçırdığı gerçek şu: Cumhurbaşkanı Meclis'i feshederse, kendini de feshetmiş oluyor ve iki seçimin bir arada yapılması gerekiyor.

Yazının devamı için tıklayın >>


TÜMÜ ÇOK OKUNAN YAZARLAR