Fatma Barbarosoğlu
Fatma Barbarosoğlu Yeni Şafak

Kifayetsiz kötümserlere karşı basiret sahibi çoğunluk/çoğulluk

06 Ocak 2017 | 214

''Terzi yamağı”nın attığı tivitler ile gündem hareketli.
Işıltı arayan herkes “sosyal medya kömürlüğü”ne dadanacak.
Öfke kusacak. Nefret kusacak. Kusulan her nefret teröristler için yeni vahalar açacak.
Şiddet kusanlara sorsanız ülke gündemini bahane ederek gayri ahlaki duruşuna kötümserlik payesi takacak.
Kim ne derse desin. Kim ne söylerse söylesin. Mukabelemiz, her daim sağduyulu ve objektif olmak zorunda. Aklı selim sahipleri duygularının esiri olmaz.
Diyeceksiniz ki kötümserlerin küfür etme hakkı mı var! Yok. Olmadığı için de hukuki soruşturma başlatılıyor.
Hukuk devleti olarak kalabilmemiz için linç kültürüne uzak durmamız gerekiyor. Asla ve kata linç kültürünü besleyecek söz ve davranışlar ortaya koymamamız gerekiyor.
Ama yapılan her eleştiriyi, falan filanı hedef gösterdi diye “manşetleyen” medya ve sosyal medya dili ile farkında olarak ya da olmayarak linç kültürünü inşa ediyoruz.
Bize en uzaktakinin haleti ruhiyesini anlayabilirsek linç kültürünün önüne en önemli, en kavi seti inşa etmiş oluruz.
Hadis-i şerif, “Kişi sevdiği ile beraberdir” buyuruyor. Dikkat edin sevdiklerimizden ziyade sevmediklerimize, hiç sevemediklerimize harcıyoruz zamanımızı. Çünkü kendimizde küfretme hakkı bulmak için yaşıyoruz adeta.
Neden böyle?
Nedenini, toprağı bol olsun Riesman'ın 1961 yılında yayınladığı “Yalnız Kalabalık” adlı kitabından alıntılayarak dikkatinize sunmak istiyorum.
“ ...Varlıklı olanlar da aşırı tokluk ve umutsuzluk yüzünden örnek olma konusunda başarısız olurlar. 19. yy'a hâkim olan iyimserlik yerine, bugün afyon görevi gören duygu kötümserliktir. Dünyanın yüz yüze olduğu tehditler karşısında çileciliğimizi ve teslim oluşumuzu haklı çıkarmak için kötümserlik afyonunu kullanıyoruz. Tehditlerin zaten düşük olan önlenebilme ihtimalini de, böyle yaparak daha da düşürmüş oluyoruz.”
Altını çizelim: “Tehditlerin zaten düşük olan önlenebilme ihtimalini de böyle yaparak düşürmüş oluyoruz.”

Devamını Oku