27.02.2017

Milli ve yerli/ Milli olan kimdir?
Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin

Sosyal medyada Orhan Pamuk hakkında yazanlara rastlıyorum bazen. Yazdıkları tivitlerden Orhan Pamuk'un tek bir romanını okumamış olduklarını, sadece “kötü bir zamanlama” ile Ermeni tehciri ile ilgili söylemiş olduğu cümlelerden haberdar olduklarını görüyorum.
Gençlerin Nobel Edebiyat Ödülü'ne sahip yazarın tek bir romanını okumadan onun hakkında konuşuyor olmalarına şaşıracak mıyız?
Hayır.
Türkiye'de “Ben roman okumam!” cümlesi düşünsel soyluluk olarak ortaya konan bir cümledir. “Ben roman okumam” diyen kimse roman okuyacak kadar boş vakti olmadığını en şık ve en entelektüel şekilde ortaya koyduğunu düşünür.
Roman okumadığını söyleyen kişiler ne okumaktadır? Genellikle okumakla pek araları yoktur.
Türk erkekleri roman okumaktan korktuğu kadar dizi film izlemekten de korkan bir yapı gösterir genellikle. Dram ya da dizi film izlediklerinde üzülmekten korkarlar. Ama şiddet, macera içerikli filmleri gönül rahatlığı ile izlemeyi başarırlar.
Sözü nereye getireceğim...
Roman okumak ya da tv filmi/dizisi seyretmek bizi başkaları ile konuşmaya sevk eder. Bir kitabın sayfalarından ya da bir filmin sahnelerinden konuşacak bir şeyler buluruz. Tasada ve kıvançta, kederde ve sevinçte buluşmayı başarırız. Son yıllarda üzerinde konuşabildiğimiz diziler Türk dizileri değil, daha ziyade yabancı diziler. (Türk diziler bizi “ifsad” ederken; yabancı diziler Black Mirror, West World örneğinde olduğu gibi gelecek okumalarına davet ediyor.)

Yazının devamı için tıklayın >>


TÜMÜ ÇOK OKUNAN YAZARLAR