30.04.2017

Beyin beyni
Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin

Kemal Bey bizlere "beyinsiz" demiş, sağolsun.
Kibar adamdır, ne de olsa "Ecevit postunda" oturuyor.
Gerçi ara sıra ağzından "a... a..." ya da "önüne yatmadınız altına yattınız" gibi laflar kaçar ama artık o kadarcık kusur da kadı kızında bile bulunur.
Biz de ona "cahil" demiştik, hatta "yeteneksiz, beceriksiz" demiştik, ödeştik.
Ama biz kendimize Ecevit havaları vermiyoruz. (Rahmetli Çelik Gülersoy eski İstanbul beyefendilerinin son temsilcisiydi, bendeniz de eski İstanbul mahalle çocuklarının son temsilcisiyim.)
Postta oturuyor, dedeyi biliyor ama dervişleri, çelebileri tanımıyor.
"Hasan Saka diye bir başbakanımız mı vardı?" diye sormuş...
Evet vardı Kemal Bey, hem de sizin partiden!
Sizin Milli Şef'inizin başbakanıydı, 1947-1949...
Hani şu "değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez" olan parti genel başkanınızın şeflik döneminde canım... Demokratik falan...
Siz doğmadan önce... Ama Dersim katliamı için "ben doğmadan önce olmuş, ben bilmem" dediğinize göre bunu da bilmeyebilirsiniz.
Kitaplarda yazar da sizin en son okuduğunuz İnce Memed romanında yazmaz tabii.
Refik Saydam diye de bir başbakanınız vardı, 1939-1942...
Şükrü Saracoğlu diye bir başbakanınız da vardı, 1942-1946... (Futbola ilgi duysaydınız "stadyumundan" çıkaracaktınız. Hem futbolla ilgilenmiyorsunuz, hem de seçimleri niçin kazanamadığınıza şaşıyorsunuz.)
Hatta Şemsettin Günaltay diye bir başbakanınız bile vardı, 1949-1950...
Bakkal Kemal Efendi bilmeyebilir, siz bilmek zorundasınız.
Kasım Gülek'i duymuşluğunuz var mı bari? (Yok, o başbakan değil, genel sekreter, hani Gürsel Tekin gibi.)

Yazının devamı için tıklayın >>


TÜMÜ ÇOK OKUNAN YAZARLAR