Cengiz Semercioğlu
Cengiz Semercioğlu Hürriyet

Pop müzik ay çekirdeği gibidir fazla yersen dudakların şişer

13 Ağustos 2017 | 59

◊ İlk kez Türk sanat müziği albümü yaptın. Yıldırım Gürses’in şarkılarını okumaya nasıl karar verdin?
- Aslında ben nostalji albümü gibi, hayatıma dokunan şarkıları pop tarzında yorumlayacağım bir çalışma yapacaktım. Ama ayaklarım geri geri gidiyordu. İçime sinmeyen bir şey vardı. Şarkıları seçmiştim üstelik. Aralarında birkaç tane Yıldırım Gürses şarkısı da vardı. Yıldırım beyin oğlu Beyazıt arkadaşımdır. Maalesef Yıldırım beyi şahsen tanıyamadım. Ben onun bütün şarkılarını bildiğimi düşünürdüm. Beyazıt’a albümümü anlatınca, o karşıma 350 şarkı koydu ve tüm şarkılarını bilmediğimi anladım. Sadece iki şarkıyla yetinemedim. Beyazıt’a “Bunu albüme çevirelim” önerisinde bulundum. Çok sıcak baktı. Kafamdaki konsept albüm böylece anlamını buldu.

◊ Klasik Türk müziği eğitimin var mı?
- Yok. Benim sahneden eğitimim var. Uzun zamandır sahnede 45 dakika fasıl bölümü yapıyorum. Benim şan eğitimim batıdır. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda tam zamanlı tiyatro, yarı zamanlı da şan okudum.

◊ Bugüne kadar Yıldırım Gürses şarkılarını pop tarzında seslendiren olmadı mı?
- Tek tük var. Sanat müziği haricinde en çok seslendiren isim Ajda Pekkan.

◊ Aile mi vermiyor şarkıları, yoksa kimsenin aklına mı gelmiyor?
- Oğlu Beyazıt bu konuda çok hassas. Ben albümü bitirene kadar sektörden birçok insan “O albüm çıkmaz” dedi. Albümü bitirdiğimi söylediğimde de inanamadılar. Beyazıt bu konuda biraz mimlenmiş. Ama ben onun hassasiyetini anlıyorum. Bütün eserleri önemsiyor. Çok haklı. Onun yerinde olsam ben de aynı şekilde özenirdim.

BÜLENT HANIM TEK BİR HATA BULAMAZ

◊ Ya Bülent Ersoy çıkıp “Orası öyle mi okunur!” diye eleştirirse seni...
- Eleştireceğini zannetmiyorum ama olursa da bir sakınca yok. Çünkü çok doğru isimlerle çalıştım. Mesela “Gurbet” uşşak makamıdır, o da zor bir makam. O yüzden ekstra çaba sarf etmem gerekti. Çalıştığım arkadaşlarım Selim Çaldıran, Ceyhun Çelikten ve Erkin Arslan Türk müziği iyi bilen isimler. Dolayısıyla Bülent hanım tek bir hata bile bulamaz. Ama yorum kısmına karışamam.

◊ Son yıllarda popçuların peş peşe sanat müziği albümleri çıkıyor. Onları nasıl değerlendiriyorsun?
- Türkiye’deki popçuların çoğu sanat müziği eğitimlidir. Mesela Tarkan, Gökhan Tepe gibi isimler Türk müziği eğitiminden geçmiştir. Sanat müziğini benden daha hakim söyleyen popçu arkadaşlarımız var. Bunun başında Gökhan Tepe gelir. Hakan Altun da Türk müziği mezunudur. Onu da severim. Tarkan’ın sanat müziği albümü de çok güzeldi.

◊ Bu şarkıların kuşaklara aktarılmasını çok doğru buluyorum da genç kuşakta bunun alıcısı var mı?
- Bence var. Eserden çok bestecinin, ozanın yakalanması çok önemli bu arada. Örneğin benim yaptığım ya da Athena’nın yaptığı şey Neşet Ertaş’ı tanımayan birine tanıtacaksa bu bir hizmettir. Herkes Neşet Ertaş’ı Kubat gibi ya da İsmail Altunsaray gibi söyleyemez. Bunlar benim hayran olduğum isimler. Athena’nın türkü söylemesi ya da Tarkan’ın Âşık Veysel yorumu bence çok önemli. Bunlar ozanları yeniden gündeme getirip tanıtabilir.

◊ Bu albümdeki şarkıları radyolarda çaldırabilecek misin? Pop radyoları belki de sanat müziği deyip çalmayacak...
- Bu, sadece saz ekibiyle çalınmış bir albüm değil. Yıldırım Gürses’in en önemli özelliği Türk müziğine çok sesliliği getirmiş olması. Batı enstrümanları ve vokal grubu da kullandı. Benim albümümde de böyle yapıldı. Altta çok sağlam bir batı grubu, üstte de sazlar var. Bazı şarkılar şu anda yapılan pop müziğe çok uzak değil.

◊ Kolay tüketilen pop şarkılar daha revaçtaymış gibi bir algı var...
- Dünyanın her yerinde öyle. Pop müzik tuzlu ay çekirdeği gibi. Fazla yersen dudakların şişer. En fazla vereceği zarar odur. Ama çok bir faydası da yoktur. O an eğlendirir seni. Ama onların içinde de klasikleşecek ve sonraya kalacak çok değerli sözler var. Türkiye’de söz kültürü çok önemli. Ozan kültüründen geldiğimiz için.

◊ Sence iyi sözler var mı?
- Var. “Sokaktaki köpek kadar gururlu ol bağır yüzüme” mesela çok güzel bir söz. Serdar’a (Ortaç) da söylerim bunu. Onun gibi birçok arkadaşımızın yazdığı güzel sözler var. Bazen kendi şarkılarımın sözlerine de “Ne güzel yazmışım” diyorum.

◊ Eski şarkıların için mi yoksa yeni şarkıların için mi söylüyorsun bunu?
- Klasik olan şarkılarımın dışında çok popüler olmayan bazı şarkılarımın sözleri de karşıma çıkıyor. Yıllar sonra dinlerken bazıları çok hoşuma gidiyor.

SEZEN AKSU BİLE BENİ ALBÜM YAPMAYA İKNA EDEMEDİ

◊ Niye geç şöhret oldun?
- Beni kimse albüm yapmaya ikna edemedi. Çünkü ben sadece oyuncu olacaktım. Sezen Aksu bile ikna edemedi. Bana ilk albüm teklifini 1995 yılında yaptı. Sezen’le Dalmaz Center’da çalışmaya başladık. Sonra Rumelihisarı konseriyle devam ettik. O zaman vokaldeydim. Sezen “Sana albüm yapalım” dedi, “İstemem” dedim. O zaman herkes albüm yapmak için Sezen’in kapısında yatıyordu. Sonrasında Sezen benimle çok dalga geçti.

◊ İlk albümün kaç senesinde çıktı?
- 1999 yılında. Ben oyuncu olmak istiyordum. Şarkıcılık geçici diye düşünüyordum. En fazla müzikalci olurum demiştim.

◊ Sonradan pişman oldun mu?
- Yapmadığım şeylerle ilgili pişmanlığım olmaz. Çünkü yapmadığım şeyin sonucunu bilmiyorum. Yaptıklarımın iyi de olsa kötü de olsa sonucunu biliyorum.

◊ İlk çıktığın dönem çok popülerdin. Sonrasında Çağla Şıkel’le evliliğinde duraklama dönemi yaşadın. Şimdi tekrar çıkış dönemin mi olacak?
- Şimdi hayatta tek başımayım ve kendi planımı, programımı düşünmekten başka bir işim yok. Çocuklarım birinci sırada geliyor. Onların haricinde sadece kendim varım. Evlilik sürecinde eve kanalize ettim kendimi. Çok da keyif aldım. İyi ki de yapmışım. Çocukların bebeklikleriyle ilgilendim. Çok iç içeydim. Çağla da onu iyi becerdi. Bir dönemi işi bırakarak geçirdi. Sonra bütün gücüyle işe sarıldı. Ben onu yapmadım ya da yapamadım bilmiyorum. Öbür taraf beni daha cezbetti. Evi çekip çevirmek, aile reisliği filan iyiydi benim için.

Devamını Oku