29.04.2017

Irak’la konuşmak: Bölgeyi konuşmak
Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin

Başbakan’ın Irak’a ziyareti ve hem İbadi hem de Barzani ile görüşmesi, Rusya ile normalleşme sürecinin başlatılmasından sonraki en önemli adım.

Suriye’nin geleceğini belirleyecek diplomatik müzakere süreçlerinin kritik dönemeçlerinden birisi, Astana’da gerçekleşecek. Taraflar masaya oturmadan önce, müzakerelerin akışını bozmaya aday bazı ikili sorunların çözülmesi isteniyor. Bu sorunların başında ise, PKK geliyor.

PKK’nın gerçekleştirdiği eylemler bir yandan Türkiye’nin iç dengelerini, iktidarın faaliyetlerini ve muhtemelen anayasa değişikliğini hedef alıyor. Ancak bu eylemler aynı zamanda Türkiye’nin başta Irak ve ABD ile ardından bazı Avrupa ülkeleri ile olan tüm ilişkilerini olumsuz etkiliyor. Dolayısıyla PKK, aslında iktidarın hem komşularıyla, hem müttefikleriyle hem de içerideki toplumsal katmanlarla konuşma imkanını ortadan kaldırıyor. Bu yolla, Türkiye’nin Suriye başta olmak üzere bölgenin tamamında var olmasını engelliyor, aynı zamanda içeride de yarılmaları teşvik ederek bir tür “Demokles’in kılıcı” işlevi görüyor.

İran’ı gerilemeye razı etme

Söz konusu koşulların oluşmasında Obama yönetiminin silahlı Kürt hareketlerini DEAŞ’a karşı destekleme siyaseti bulunduğu açık. Bununla birlikte, bugün gelinen aşamaya bakıldığında DEAŞ’la esas mücadele eden Türkiye. Üstelik söz konusu politikanın sadece İran’a genişleme alanı yarattığı, bunun Rusya’yı bile rahatsız edecek bir aşamaya ulaştığı söylenebilir.

Anlaşıldığı kadarıyla Rusya ve ABD’nin yeni yönetimi DEAŞ’ı dar alana sıkıştırma yolunun Şii ilerlemesinin durdurulmasından geçtiğinde hem fikir. Zira DEAŞ’ın gücü ve kendisini destekleyenler nezdindeki meşruiyeti, İran desteğindeki iktidarlara karşı verdiği savaşım. İki ülkenin şimdilik anlaştığı bir diğer konu ise, ABD’nin İran’ı kendi alanına çekilmeye zorlaması. Geri çekilecek, bir miktar sıkıştırılacak İran’ın Rusya’ya daha fazla tutunması söz konusu olabilecek; bu da ABD ve Avrupa devletleriyle kurulmuş ekonomik ilişkilere zarar verecek.

İran’ın kendisini bekleyen riskleri gördüğü ve yeni ABD’nin kendisini fazla sıkıştırmasına izin vermeyecek adımları şimdiden attığı ileri sürülebilir. Bu adımların başında da Irak hükümetinin Türkiye karşıtı pozisyonundan geriye dönmesini sağlaması geliyor.

PKK’yı işlevsizleştirme

Yazının devamı için tıklayın >>


TÜMÜ ÇOK OKUNAN YAZARLAR