26.03.2017

İrish Pub operasyonu.
Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin

Mahmud Esad Bozkurt... 1943 yılına kadar CHP'den İzmir milletvekilliği yaptı. Abdülhamid Han'a karşı ayaklananların başında gelenlerden İTTİHATÇI Ubeydullah Efendi dayısıydı. Ondan aldığı eğitimle büyüdü. "Müslümanlık gelişmeye manidir, bu dinle yürünmez ve bize kimse ehemmiyet vermez" diyordu. "Öz Türk olmayanların, Türk vatanında bir hakkı vardır. O da hizmetçi olmaktır, köle olmaktır." dediğinde Adalet Bakanı'ydı. İsviçre'de Hukuk eğitimi almış bir İngilizseverdi.
Anayasa deyince bir anda başkalaşıyor, ÖZ YABANCI takılıyordu.
Diyordu ki; "Türk ihtilalinin kararı, Batı medeniyetini kayıtsız şartsız kendisine mal etmek, benimsemektir. Bu karar, o kadar kesin bir azme dayanmaktadır ki, önüne çıkacaklar DEMİRLE, ATEŞLE yok edilmeye mahkumdurlar. Bu prensip bakımından KANUNLARIMIZI oldukları gibi BATI'dan ALMAK ZORUNDAYIZ.
Böylelikle Türk ulusunun iradesine uygun hareket etmiş olacağız." O yüzden boşuna denmiyor; Türk vatandaşı; İsviçre medeni kanununa göre evlenen, İtalyan ceza yasasına göre cezalandırılan, Alman ceza muhakemeleri esaslarına göre yargılanan, Fransız idare hukukuna göre idare edilen ve İslam hukukuna göre gömülen kişidir diye... Osmanlı'yı yıkan İngilizler bu ülkeyi, geride güçlü aileleri bırakarak yönettiler.
Bu topraklardan hiç çıkmadılar. Bizi, ırk ve inanç ayrımlarıyla, laik-anti laik, sağcı-solcu diye ayrıştırarak kavga ettirdiler, bölerek, kamplaştırarak yıllarca koalisyonlarla içerde tutarak idare ettiler. Batı'dan ithal kanunlarla yönettiler, sadece tabut taşırken hukuku bize bıraktılar. Türkler TABUT YÜKLENME dışında asla kanun yapamazdı. Kendi anayasalarını oluşturmalarına asla izin verilmezdi. Bunun aksi yönde davranana 100 yıldır DARBE SOPASI hazır bekletiliyor, gerektiğinde kafalara indiriliyordu. 36 yıldır "Bizim çocuklar başardı" diyerek övgüler yağdırılanların eline tutuşturulan darbe anayasası ile yönetiliyorduk. Bizim çocukların sahipleri memnundu, işler tıkırında gidiyordu.
Kimse gıkını çıkarmıyor, "Yahu dışarıdan ithal darbe anayasası ile niye yönetiliyoruz?" diye sormuyordu. Nasılsa bu memlekette "Kanunlarımızı sadece ve sadece BATI'DAN ALMALIYIZ" diyen yetiştirilmiş Mahmud Esadlar çoktu. Ne lüzum vardı Batı'dan gelen darbe anayasasını değiştirmeye. Evet yasalar biraz geride kalmış, sıkıntı oluyordu.
Batı farkındaydı ve bu da sıkıntıya el attı...
15 Temmuz ile yeni bir ithal darbe anayasası yapmak istediler ama Türkler sokağa dökülerek bunu durdurdu. E o zaman BATI ne yapacaktı, 36 yıllık darbe anayasası kalsındı.
Oyunbozanlık yapan halka bu müstahaktı.
Evet Batı'nın bakışı aynen böyle... Amerika ve İngiltere ile yakın ilişkide olduğunu açıklayan Kandil'den "Aman yeni anayasaya hayır" deyin geliyor, Batıya sığınan darbeci FETÖCÜ'lerden de... Batı neden kendi anayasamızı yapmamızı istemiyor? Hadi gelin Astana'daki "Suriye" görüşmelerine gidelim. Bakın Financial Times'ta dün Erika SOLOMON ne yazıyor? "Astana'da tüm gözler Suriye hükümeti ile muhaliflerin buluştuğu Rixos oteline odaklanmıştı.
Ancak esas müzakereler gözlerden uzak başka bir otelde yapıldı." Olabilir, buraya kadar bir şey yok. Ancak Erika SOLOMON baklayı ağzından kalemine bakın nasıl düşürüyor? "Esas müzakereler yolun karşı tarafında bulunan Marriot Otel'de Rusya-İran-Türkiye arasında GİZLİCE yapıldı. Bu görüşmeleri sağlayan, BATI'yı safdışı bırakan ise Ankara-Moskova yakınlaşması oldu..

Yazının devamı için tıklayın >>


TÜMÜ ÇOK OKUNAN YAZARLAR