25.02.2017

Bunun adı 'kadın kıyımı'
Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin

Yıl bitiyor ya...
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü’yle bir 2016 değerlendirmesi yaptık...

Bu yıl kadın öldürüldü, boğuldu, yakıldı, cinayete, vahşete kurban gitti...

Tahmin edin kaç kişi...

265.

İnsanın kanı çekiliyor di mi? Peki son 5 yılda kaç kadın katledildi?

Tam 1213! Resmen kadın kıyımı!

Bu tabii, medyaya yansıyan rakam. Çünkü devletin bu konuda, istatistiki bir veri havuzu yok, varsa da ulaşmak mümkün değil.

Bazı mahkemeler, İstanbul Sözleşmesi’ni benimsemediği için, sivil toplum kuruluşlarının davalara müdahil olmasını uygun görmedi. Gerekçe, “Siz suçtan direkt etkilenmediniz ki!”

Oysa her kadın cinayetinde, bir kadın daha suskunluğa gömülüyor, “Benim de başıma benzer bir şey gelirse?” diye korkuyor...

Şiddet gördüğünde karakola gitmekten çekiniyor, darp raporu almıyor, hukuki mücadelesi için elinde olması gereken bu veriler çekindiği için alınamıyor.

Kadınlara sahip çıkan sivil toplum kuruluşları da olmasa kadınların vay haline!

Çünkü hükümet yetkilileri, birkaç vaka hariç ya sessiz kaldı ya geç tepki verdi.

Ama yine de umudu kaybetmemek ve hep mücadele etmek lazım... Ben 2017’de yine kadınlara, kadın örgütlerine, sivil toplum kuruluşlarına inanmaya, güvenmeye devam edeceğim...

Ve adalete...


2016'DA TÜYLER ÜRPERTEN VAKALAR
O kadar fazla ki, hepsini buraya sığdırmak mümkün değil.

BAĞDAT CADDESİ TECAVÜZÜ
İstanbul Bağdat Caddesi’nde, bir üniversite öğrencisi 24 Ocak 2016’da tecavüze uğradı. Evli ve iki çocuklu sanık Cengiz Ay için mahkeme indirim yapmadı. ‘Nitelikli cinsel saldırı’ suçundan 30 yıl, ‘nitelikli gasp’ suçundan ise 15 yıl olmak üzere 45 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Bu korkunç olay, hepimiz için sokakların özgür olmadığını ya da sadece erkekler açısından güvenli olduğunu bir kez daha hatırlattı bize. Kendini bilmez densizler, “Gece saat 2’de, bir genç kızın sokakta ne işi varmış!” diye sordular. Bu yaşanan felaket, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin de yansıması. Oysa kadınların günün her saatinde her yerde olmaya hakkı var!

Yazının devamı için tıklayın >>


TÜMÜ ÇOK OKUNAN YAZARLAR