26.03.2017

Erdoğan Trump’a ne söyledi, Akif niye alınganlık gösterdi?
Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin

İki lider arasındaki görüşme, önceki gece gerçekleşti. Görüşmede gündeme gelen konular belliydi. Detaya girilmedi ama Cumhurbaşkanı Erdoğan iki ülke arasındaki ilişkileri etkileyen/bozan konuları başlıklar halinde karşı tarafa aktardı.

Karşı tarafın (yani Trump’ın) ilk yaklaşımı olumluydu.

İki ülke arasındaki sorunların bir “işbirliği ve temas zemini”nde çözülebileceğini, bu zeminin oluşturulması konusunda istekli olduklarını, önemli bir müttefik saydıkları Türkiye’yle her zaman dayanışma içinde olacaklarını söyledi.

Görüşmenin mihverini, Türkiye’nin şikâyetleri/talepleri oluşturuyordu.

Doğal olarak böyleydi.

Çünkü ilişkilerin bu noktaya gelmesine neden, eski yönetimin tedip edici/yola getirici ve bazen “düşmanlığa” varan özel tavrıydı. Bu tavır, süreç içinde “darbe destekçiliğine” ve “darbecileri himaye”ye dönüşmüştü.

İki liderin gündeminde, Amerika’nın Suriye politikası da yer alıyordu.

Trump’ın, Suriye politikasına yönelik (zaman zaman kıyıcı olabilen) eleştirileri ortaya bir “yeniden temas zemini” çıkarabilirdi. Erdoğan öncelikle bu zeminin oluşturulmasını, iki ülke arasındaki anlaşmazlıkların bu zeminde görüşülmesi (çözülmesi) gerektiğini söyledi. Ve üç konunun altını çizdi:

BİR- Suriye’de kalıcı barışın tesisi için bütün ülkeler elini taşın altına koymalı ve terörden arındırılmış güvenli bölgeler oluşturulmalı.

İKİ- Terör örgütleriyle işbirliği kesilmeli, PYD’ye yapılan silah yardımı durdurulmalı.

ÜÇ- DEAŞ’a karşı mücadelede koalisyon ülkeleri inisiyatif almalı (DEAŞ’la savaşan Türkiye desteklenmeli), Rakka operasyonunda terör örgütleri ve muvazaalı bir oluşum olan SDG devre dışı bırakılmalı.

Bu konular, yukarıda da söylediğim gibi, “başlıklar halinde” konuşuldu.

Sadece FETÖ meselesinde ayrıntıya girildi.

Erdoğan’ın FETÖ konusundaki şikâyetinin/talebinin karşı taraftan olumlu yankı bulduğunu (en azından rikkatle karşılandığını) söylemeye gerek yok.

Bunu, Amerikan cenahından gelen açıklamalar da teyit ediyor.

Daha doğrusu Amerikalılar (yani kimi yeni dönem yöneticileri), iki ülke arasındaki ilişkileri zehirleyen en önemli konunun FETÖ olduğunu artık idrak ediyorlar.

Yazının devamı için tıklayın >>


TÜMÜ ÇOK OKUNAN YAZARLAR